• Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/95802915423/?fref=ts
ANA MENU
UFO VİDEOLARI
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam114
Toplam Ziyaret322016
ORİON - MUFON


ORİON UFO RESEARCH CENTER



(MUFON) MUTUAL UFO NETWORK



DÜNYA UFO GÜNÜ 2016

2 Temmuz 2016 Dünya UFO Günümüz Kutlu Olsun

Çok Gizli Apollo 20 Misyonu

GİZLİ APOLLO 20 MİSYONU

   NASA’nın elinde uzay uçuşlarındaki UFO gözlemlerini ve Ay’daki uzaylı varlığını belgeleyen pek çok fotoğraf ve doküman bulunmaktadır. NASA’da çalışmış ve görev almış bir çok bilim adamı ve astronot da dünya kamuoyuna yaptıkları itiraflarla bu gerçeği doğrulamıştır.

    Ağustos 1967’de Lunar Orbiter-5, Ay’ın Mars Humorum bölgesinde Vitallo kraterinin içinden yukarı doğru tırmanan arkasından da kazmış olduğu toprakları püskürten mekanik bir maden makinesi fotoğraflanmıştır.

     Ocak 1969’da Apollo 5  Ayın arka yüzünün fotoğraflarını çekmiştir. Fotoğraflarda maden makineleri tarafından bir kenarı düzeltilmiş büyük bir krater görülüyordu. Aynı kraterin karşı kıyısında başka devasa makineler göze çarpmaktaydı. Bu devasa makineler tahminen 1600 m boyunda 68 m genişliğindeydiler.  

   Diğer düzenlenmiş Ay misyonlarında ise sayısız UFO’lar, mekanik araçlar görüntülenmiş, yüzey üzerinde  binalara, sıra dışı mühendislik ürünü yapılara rastlanmış, ve halktan büyük bir özenle gizlense de dünya dışı canlılara ait bir çok görüntüler elde edilmiştir.

     Amerikalı önemli bir astronom olan George H. Leonard yazmış olduğu kitabında “Ay’da başka biri var” (Somebody Else is on the Moon) isimli kitabında Amerika uzay kuruluşu olan NASA’nın Ay’daki yabancılar hakkındaki bilgileri dünyadan gizlediğini söylemiştir.  Aynı nedenlerle Apollo astronotları da bu konudaki haberlerin yayılmasını engellemek için şifreli bir dille konuşuyorlardı. 

     Leonard’a göre, milyarlarca dolar harcanarak gerçekleştirilen Ay’a gidiş programlarının asıl amacı ne uzay yarışını kazanmak ne de bilimsel araştırmalar yapmaktı.

     Amerika ve Sovyetler Birliği kendi aralarındaki gizli bir iş birliği ile, bu yabancıların Ay’da ne yaptıklarını öğrenmek için var güçleriyle çalışıyorlardı.

     NASA’nın Ay’a gitmekte bir görünür birde görünmez gizli bir maksadı olduğunu bildiren NASA’nın eski direktörlerinden James Fletcher, konuyla ilgili olarak şu şekilde konuşmuştur.

  “Her NASA projesinin ardında Dünya dışı Zekanın kesinliğinin araştırılması bulunmaktadır”.

   İşte NASA’nın Ay’la ilgili yapmış olduğu önemli ve  çok gizli projelerinden biriside Rus-Amerikan ortak çalışması olan Apollo 20 misyonudur. Bu projenin amacı Apollo 11 ve sonrasındaki Apollo 19’a kadar olan tüm misyonların Ay yüzeyindeki Izsak D, Delporte kraterinin güneybatısında bulunan devasa büyüklükteki bir uzay aracının enkazının bulunması ve incelenmesiydi.

    16 Ağustos 1976 yılında tüm dünyadan saklanarak, Apollo 20 misyonu iptal edildi denilerek tüm dünyadan gizlenen ve çok bir gizli şekilde yürütülen bu projede, USA, Leona Snyder, (eski Bell Laboratuarından CSP), Alexei Leonov  (Sovyet kozmonot) ve eski “Apollo - Soyouz” astronotlarından William Rutledge (eski Bell Laboratuarları CDR) görev almıştır.

    Apollo 20 Misyonu, Apollo 11 ve özellikle Apollo 15 misyonlarındaki görüntülerde çok daha net bir biçimde görüntülenmiş olan puro biçimli devasa bir cismin enkazına ulaşılması biçiminde gerçekleştirildi.

     Görüntülerde Izsak D, Delporte kraterinin güneybatısında puro biçimli, ucu hafifçe sivri bir sıra dışı bir nesne bir tür tünelden yukarı doğru çıkarmışçasına hafifçe eğimli bir halde görülüyordu.

     Bu sıra dışı nesnenin konumu ; Izsak D. Delporte kraterinin güneybatı kısmında Enlem 10 ° Güney – Boylam 117.5 ° doğudur. Ve Ay’ın karanlık kısmında yer almaktadır. Cisimle ilgili detaylı bilgiler ve görüntüler NASA ve gezegen bilimleri araştırma enstitüsünün (LPI, Houston) web sitesinde mevcuttur.

http://www.lpi.usra.edu/resources/apollo/frame/?AS15-P-9625

 http://www.lpi.usra.edu/resources/apollo/frame/?AS15-P-9630

    Astronotlar kendilerine verilen bilgiler doğrultusunda Ay’a inip cismin bulunduğu noktaya ulaşmışlar ve gördükleri manzara karşısında hem çok korkmuş hem de şaşkınlıklarını gizleyememişlerdir. Çünkü karşılarında devasa büyüklükte ve yükseklikte puro biçimli bir ana gemi ile üçgenimsi bir uzay aracı enkazı ve hemen araca yakın bir bölgenin az ilerisinde koca bir şehir kalıntısı yer almaktaydı.

    Karşılarında duran tahmini hesaplara ve yıpranma paylarına bakılarak en az 1.5 milyar yıllık bir geçmişe sahip gibi görünüyordu. Devasa aracın içine giren astronotlar oldukça ilginç bir çok şeyle karşılaştılar.

   William Rutledge aracın sadece kokpit kısmına girebildiklerini ve orada gördüklerini şöyle anlatıyor:

    “Aracın içine girdiğimiz de ağır bir koku hakimdi. Rutubetli bir hava. Aracın motor kısmını  yosun benzeri garip bir bitki örtüsü kaplamıştı. Etrafta tüpler içinde sarımsı bir takım sıvılar bulunan üçgenimsi taşlar bulunuyordu. Ayrıca bazı tüplerin içinde de küçük boyları 10 cm’i bulan organımsı nesneler göze çarpmaktaydı. Etrafımızda tüplerden oluşan bir ağ dışında bir tür kaligrafiyle yazılmış bir çok yazı bulunmaktaydı. Çevrede bulunan bazı güneş sistemi motifleri aracın çok uzak bir galaksiden geldiğini gösterir gibiydi.  Tahminimizce bu ana gemi bir tür devasa laboratuardı”.

    Ama astronotları asıl şaşırtan şey iki adet insanımsı, Japonları anımsatan dünya dışı varlığa ait bedenlerdi. Bulunan bedenlerden birisi oldukça parçalanmış, diğeri ise jelimsi bir tabaka ile kaplanmış, bir şekilde mumyalaşmış ve bütün halindeydi. Varlığın bedeni gayet iyi korunmuş bir halde sapa sağlam karşılarında durmaktaydı.

    Aracın içinde görüntüler alıp kısa bir inceleme yapan astronotlar yanlarında yeterli tıbbi teçhizatları olmadığından ele geçen 1.65 cm boyundaki varlıkları inceleyemeden yanlarına alarak dünyaya getirmişlerdir.

     Ele geçen mumyalanmış haldeki, hiç bozulmamış dişi varlığa  astronotlarca “Mona Lisa” kod ismi verilmiştir.

      Mona Lisa kod isimli varlığın fiziksel özellikleri şöyledir.

-         İnsanımsı bir varlık

-         Cinsiyeti : Kadın 

-         1.65 cm boyunda 

-         Siyah saçlı

-         6 Parmaklı

-         65 – 68 kilo civarı bir ağırlığa sahip

-         Çekik gözlü ( Uzak doğuluları andırıyor)

-         Genital bölgesi ve göğüsleri mevcut

-         Vücudunun bir kısmında renkli dövmeler mevcut.

    Varlık araç içinde bulunduğunda elleri ayakları düzgün bir biçimde yanına hizalanmış. Göz kapakları ve dudakları bir kablo benzeri malzeme ile sabitlenmişti. Başı kayış benzeri bir malzeme ile bağlanmıştı bulunduğu yere. Cildi Jelimsi bir madde ile kaplanmış ve adeta dondurulmuştu ve oldukça mükemmel bir şekilde korunmuştu onca uzun yıllara rağmen.  Varlık adeta donmuş ve ölmemiş gibi sağlam ve diri gözüküyordu. Ağız ve burun bir tür sıvı ile doldurulmuş ve tıkanmıştır.

    Ele geçen diğer parçalanmış varlık ise biraz daha farklı özelliklere sahipti. Oda Mona Lisa gibi sabitlenmiş ancak çokça parçalanmıştı.

    Ten rengi mavi ve gri tonlarında pastel bir renge sahipti. Vücudunda yazı yada dövme bulunmamaktaydı. Üzerinde ince bir kıyafet kalıntısı görülmekteydi. Gözleri yukarıya doğru çekikti. Onunda başının etrafında bir tür kayış benzeri nesne mevcuttu.